sözler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sözler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2010 Cuma

"TASAVVUR” NEDİR?

İstedim bugün biraz tasavvurdan bahsetmek,
Kimisi düşünce der, kimisi hayal etmek.

Zihinde canlandırmak aklın bir özelliği,
Akıl ise sadece insanın yeteneği.

İnsanın hayatı algılama biçimidir,
Yaşamı ise bildiği ile şekillenir.

İlk anda insanın mizacı devreye girer,
Tüm bildiklerini kendine göre istifler.

Bir kavram veya kelime öğrenildiğinde,
Mizacı yerleştirir zihindeki yerine.

Artık tek doğruları odur veya yanlışlar,
Onlarla bakar her şeye, onlarla yargılar.

Doğru anlamlar bir fiil öğretilmemişse,
Ön yargıyla hep yanlış anlar doğru yerine.

Değiştiremez artık kolay kolay bu kaydı,
Buna göre oluşur artık bakış açısı.

Davranış ve fiillerinin ana kaynağıdır,
Tasavvura istikamet veren bu algıdır.

Anlamada oluşacak en küçük bir açı,
Ayıramaz olur artık doğru ve yanlışı.

İşte vahiy, tam bu noktada devreye girer,
Çünkü insanın tasavvuruna hitap eder.

Hatalı bir tasavvur mahvederken insanı,
Kılavuzu vahiyse kazandırır imanı.

Küçüklükte şekillenir doğru ve yanlışlar,
Yaş iken eğilirmiş bilirsiniz ağaçlar.

Büyüdüğün de insan artık doğru aramaz,
Bildiğini zanneder burnundan kıl aldırmaz.

Fidana meyve verdiren, yapılan aşıdır,
İnsanın aşısı ise vahiy aşısıdır.

Sözüm şimdilik bu kadarla nihayet bulsun,
Cumanız mübarek, her şey gönlünüzce olsun.

ekabir

16 Ekim 2009 Cuma

SÖZLERDEKİ HASTALIK

Konuşmayı çok severiz insan olarak,

Çoğu kez bilmeyiz nedense dur durak.

Konuşurken eşimizle dostumuzla,

İstemeden kırarız sevdiklerimizi onunla.

İstedim bugün sözden bahsetmek,

Sözlerdeki hastalık ne demek.

Önemli olan sözü kullanmayı bilmektir,

Doğru söz bile olsa susmak demektir.

Örneğin söz olarak gıybet doğrulardır.

Yasaklanmıştır, çünkü kalp kırıcıdır.

Yahut doğrudur etmek kişiye nasihat,

Toplum içinde doğru değildir yapmak.

Doğru da olsa kullanamayız her sözü,

Sözlerdeki hastalıktır bunun özü.

Nefret uyandırmaktır bir başka hastalık,

Nedeni karaktersizlik, bilgisizlik demektir.

İlacı; kendi ayıplarına dikkat etmektir.

Rapor tutar gibi bir dostunu izlemek,

Kişide müzmin bir hastalık demek.

Önce kızar bir süre sonra, nefretle alınır,

Doğru bile olsa vebaldir, kul hakkıdır.

Bir tür daha vardır çok soru sormak,

Yalan söyletir kişiye, ona cevap vermek.

Sevgi, saygı kalmaz, dostlukta biter,

Bir an önce senden kurtulmak ister.

Kötü ahlak, inançsızlıktır kaynağı,

Susup kendi işine bakmaktır ilacı.

Başka bir hastalık ise başa kakmak,

Yapılan iyiliği demektir çöpe atmak. (1)

Bir diğer hastalık evlat ayırmaktır,

Birine iltifat, diğerini dışlamaktır.

Bir diğer hastalık sövmektir ona buna

Kötü gelecek sözden sakın diyor kulağa. (2)

Bir hastalık daha var çok vahim,

Doğrucuyum der, suçsuzdur nefsim.

Güya temize çıkar da, yaralar lakin,

Yerinde kullanırsan sözü artar değerin.

Örneğin sadaka vermek açıktan aleni,

Onu aşağılamış olursun olmaz değeri.

Bir hastalık daha var adı dalkavukluk,

İyilik dersin güya ama, bilirsin uyuzluk.

Bu hastalıklarında vardır tabiiki ilacı,

Kullanman şarttır, çekersin yoksa sancı.

En etkili ilaç sükut etmektir,

Tutamıyorsan dilini yandın demektir.

Çok güzel söylemiş Süheyl şairimiz,

Hiç çıkarmamalı, unutmamalı zihnimiz.

Dilinden düşer kişi müşkül işe,

Eğer dek dura dil nolurdu başa.(3)

Yunus Emre demiş bu tavsiyeyi,

Kişi bile söz demini,

Demeye sözün kemini.

Büyük alimimiz bir öğüt vermiş,

Ya gerekirse konuş, yada sus demiş.(4)

Süsleyip püslediğin zaman sözü,

Susmayı bilmektir işin özü.

Yaşamın huzur dolu mutlu olsun,

Dilerim her şey gönlünce olsun.


(1) - “Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve incitmek suretiyle, yaptığınız hayırlarınızı boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan düz kayaya benzer ki, sağanak bir yağmur isabet etmiş de onu çıplak pürüzsüz kaya haline getirivermiştir. Bunlar kazandıklarından hiçbir şeye sahip olamazlar. Allah, kâfirleri doğru yola iletmez.” (Bakara/264)

(2) - Resûlullah (s.a.v.), "Ku­lağa kötü gelecek şeyden (sözden) sakın" bu­yurmakta ve bizleri uyarmaktadır. (H. Basri ÇAN-TAY On Kere Kırk Hadis c. 1, s. 312).
"Bir mümin zem edici, la'net edici, yara­maz işli ve kötü sözlü olmaz" (Feyz'ül-kadir c. 5, s. 360 hadis).

(3) – Şair Süheyl.

(4) – Misbah-ül necah (İ.Gazali Hz.)