30 Aralık 2011 Cuma

MESNEVİ SOHBETLERİ - 23 - AŞKIN İLACI.



Hz. Mevlana beytinde;

“Ey kastı (yahut faydası) hoş olan ve bütün illetlerimizin hekimi bulunan aşk, şad ol.”

Hz. Mevlana bu beytinde ilahi aşkın ahlaki ve ruhani hastalıklar için hem bir tabib-i hâzık (Marifetli, uzman hekim.), hem de devây-ı Muvafık (uygun ilaç.) olduğunu vurguluyor.

Allah’a duyulan sevginin aşkın her türlü manevi hastalıklara hatta bazı psikolojik hastalıklara bile çare oluğu kesindir. İnsanın manevi dünyasını karartan kalbi hastalıklar ancak ilahi aşkla tedavi olur. Örneğin yalan söylemek, gıybet, kalbi bir hastalıktır. Bunun tedavisi ancak Allah’a duyulan sevgi, aşk, ve saygı ile tedavi olur. Çünkü seven insan, aşık olan insan artık sevdiğinin, maşukunun bendesi olmuştur. Onun arzu ve istekleri kendisi için itirazı mümkün olmayan emir niteliğindedir.

Büyük düşünürlerden Plotinus kainatta görülen güzellikleri ve iyilikleri Tanrı’nın habercisi olarak kabul eder. Bunları
hissedebilmek için birleştirici bir güç olarak karsımıza çıkanın ancak aşk olacağını ifade eder.

        İnancımızdaki dua, Allah’tan yardım istemek, ona bağlılığı göstermek amacıyla yapılan ameldir. Duanın ise bir çok psikolojik ve  ruhsal hastalıklara şifa olduğu, tıpta kullanıldığı, sadece dünyevi hastalıklara değil, kalbi hastalıklara da şifadır. Duayı ise ancak Allah’a inanan, güvenen, onu seven insanın  yapacağı şeydir.

        İşte bu yüzden Allah, ilahi aşka tutulanların da her türlü hastalıklarına şifa olarak Kur’an ı indirdiğini bildiriyor.

Kurân'dan, iman edenler için şifa ve rahmet  olan şeyleri inzâl ediyoruz (İsra/82)

Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüller derdine bir şifa, müminlere bir hidayet ve rahmet geldi. (Yunus/57)

Kullarını çok seven Allah’ta onların her tür hastalıklarına karşılık en etkin ilacı, şifa kaynağını, Kur’an ı indirdi. Daha ne isteriz ki…!

Allah cümlemizin her tür hastalıklarına deva olan Kur’an dan ayırmasın.

Cumanız mübarek olsun.


Kaynak; Tahir-ül Mevlevi şerh-i mesnevi